H-1B Kurucu Başvurusu: Şirket Sahipliği, Kontrol ve Uyumluluk Nasıl Kurulur?
by Hasan Alaz, Esq., Kurucu Avukat
H-1B Kurucu Başvurusu: Şirket Sahipliği, Kontrol ve Uyumluluk Nasıl Kurulur?
Kısa cevap: Bir startup kurucusunun sahibi olduğu ABD şirketi, belirli koşullarda kurucusu için H-1B dilekçesi verebilir. Ancak “şirket benim, o halde H-1B alabilirim” yaklaşımı yeterli değildir. USCIS ve ilgili düzenlemeler; şirketin gerçekten işveren gibi hareket edip edemediğine, kurucunun görevlerinin ağırlıklı olarak bir specialty occupation niteliği taşıyıp taşımadığına, ücret ve LCA yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğine ve şirket belgelerinin fiilî yönetişimle uyumlu olup olmadığına bakar.
Bu konu, genel H-1B kota veya uzmanlık mesleği analizinden farklıdır. Buradaki temel soru şudur: Kurucunun sahibi olduğu şirket, kurucuyu gerçekten işe alabilir, ücretini ödeyebilir, görevlerini denetleyebilir ve gerektiğinde iş ilişkisini sona erdirebilir mi? Yanıt, yalnızca bir operating agreement veya yönetim kurulu kararıyla değil, şirketin gerçek çalışma biçimiyle verilir.
Hangi kurucular için önemlidir?
Bu analiz özellikle şu kişiler için önem taşır:
- ABD’de kurulmuş bir startup’ın çoğunluk hissedarı veya kurucu ortağı olan yabancı girişimciler,
- şirketin günlük ürün, mühendislik, finans veya operasyon işlerini yürüten founder-employee’ler,
- yeni bir şirketin H-1B dilekçesini hazırlayan yatırımcılar ve yöneticiler,
- cap table, oy hakkı veya yönetim kurulu yapısı değişen mevcut H-1B sahipleri,
- uzaktan çalışma, yeni ofis veya görev değişikliği planlayan startup’lar.
Daha genel H-1B çerçevesi için H-1B hizmet sayfamıza, kota muafiyeti soruları için çekilişsiz H-1B işverenleri rehberimize ve kurucu odaklı alternatif bir permanent-residence stratejisi için EB-2 NIW girişimciler rehberimize bakabilirsiniz.
- H-1B beneficiary-owner ne demektir?
2025’te yürürlüğe giren H-1B modernizasyon düzenlemesi ve 9 Eylül 2026 tarihli güncel Form I-129 talimatları, dilekçede yararlanıcının (beneficiary) petitioning entity üzerinde bir controlling interest sahibi olup olmadığının ayrıca belirtilmesini öngörür.
Pratikte controlling interest genellikle şu iki yoldan biriyle gündeme gelir:
- şirketin yüzde 50’sinden fazlasına sahip olmak,
- çoğunluk oy hakkını kontrol etmek.
Bu açıklama, kurucunun H-1B başvurusu yapamayacağı anlamına gelmez. Aksine, kurucu hissedar olsa bile, şirketin kurucuya gerçek bir işveren ilişkisi sunabildiği gösterilebilirse başvuru mümkün olabilir. Ancak şirket ile kurucu arasındaki ilişkinin kâğıt üzerinde değil, işleyişte de kurulması gerekir.
Bu nedenle bir başvuruda yalnızca kuruluş belgesi, yatırım sunumu veya kurucunun “CEO” unvanı yeterli olmayabilir. USCIS’in değerlendirdiği nokta; şirketin kurucunun çalışma koşulları üzerinde hangi yetkilere sahip olduğu ve bu yetkilerin gerçekte kullanılabilir olup olmadığıdır.
- Şirket kurucuyu gerçekten işveren olarak kontrol edebilir mi?
Kurucunun sahibi olduğu şirket, federal H-1B analizi bakımından kurucuyu işe alma, ücretini ödeme, görevlerini denetleme veya gerektiğinde iş ilişkisini sona erdirme yetkisine sahip olmalıdır. Bu yetkiler, çoğunluk hissedarı olan kurucunun şirketi tek başına kontrol ettiği bir yapıda daha zor açıklanabilir.
Bu, çoğunluk hissedarı kurucunun hiçbir zaman uygun olamayacağı anlamına gelmez. Örneğin şirket belgeleri ve yönetim yapısı şu tür bir gerçekliği destekleyebilir:
- bağımsız bir yönetim kurulu veya yönetim komitesi belirli istihdam kararlarını verebilir,
- yatırımcılar veya diğer yöneticiler belirli oy ve veto haklarına sahip olabilir,
- kurucunun ücret ve performans değerlendirmesi belirli kişilerce yürütülebilir,
- şirket, kurucunun görev alanını ve çalışma koşullarını değiştirebilecek gerçek bir kurumsal mekanizmaya sahip olabilir.
Ancak yalnızca “board var” demek yeterli değildir. Yönetim kurulu hiç toplanmıyor, tüm kararları kurucu tek başına alıyor ve belgelerdeki yetkiler pratikte uygulanmıyorsa, başvuru dosyası daha yakından sorgulanabilir.
Şirketler hukukunun ayrıntıları eyalete göre değişir. Bu nedenle H-1B uygunluğu ile şirket yönetişimi aynı analiz değildir; bir operating agreement’ın eyalet hukukuna göre geçerli olması, tek başına federal göçmenlik sonucunu garanti etmez.
- Kurucunun görevlerinin çoğu specialty occupation olmalıdır
H-1B, belirli bir pozisyonun normalde en az lisans derecesi düzeyinde uzmanlaşmış bilgi gerektiren bir specialty occupation olmasına dayanır. Kurucu aynı zamanda şirket yöneticisi olabilir; fakat görevlerinin önemli bölümü yalnızca şirket sahipliği, stratejik yatırımcı görüşmeleri veya genel yönetimden ibaret kalmamalıdır.
Founder-beneficiary dosyalarında şu ayrım önemlidir:
| Görev türü | H-1B bakımından temel soru |
|---|---|
| Yazılım mimarisi, veri bilimi veya mühendislik | Görev gerçekten belirli bir uzmanlık derecesi gerektiriyor mu? |
| Ürün geliştirme ve teknik tasarım | Kurucunun zamanının çoğu uzmanlık gerektiren işlere mi ayrılıyor? |
| Satış, yatırımcı ilişkileri ve genel yönetim | Bu görevler, specialty-occupation işinin yerine mi geçiyor? |
| Şirket sahipliği ve yönlendirme | Kurucunun kontrol görevleri, uzmanlık mesleği işini ikincil bırakıyor mu? |
Güncel düzenleme, controlling-interest sahibi bir H-1B kurucunun şirketi sahiplenmeye ve yönlendirmeye ilişkin görevler üstlenebilmesine izin verir; fakat specialty-occupation niteliğindeki görevlerin çalışma süresinde çoğunluğu oluşturması gerekir. Bu nedenle görev tanımı, haftalık zaman dağılımı, organizasyon şeması, ürün yol haritası ve şirketin işe alım planı birbiriyle tutarlı olmalıdır.
Bir kurucunun aynı anda “CEO, CTO, satış müdürü, muhasebeci ve insan kaynakları sorumlusu” olması, küçük bir startup’ın ticari gerçekliği olabilir. Ancak H-1B dosyasında bu görevlerin hangisinin uzmanlık mesleği olarak sunulduğu ve kurucunun zamanının nasıl bölündüğü açıkça analiz edilmelidir.
- Controlling-interest kurucular için 18 aylık sınır
Güncel Form I-129 talimatları ve H-1B düzenlemesi, controlling interest sahibi bir beneficiary için ilk H-1B onayının ve ilk uzatmanın genellikle en fazla 18 ay ile sınırlı olacağını belirtir. Bu, standart H-1B dosyalarında sık görülen üç yıllık ilk dönemden farklı bir planlama gerektirir.
18 aylık dönem, şirketin yönetişim ve göçmenlik planını birlikte ele almasını zorunlu kılar. Örneğin şu sorular daha baştan cevaplanmalıdır:
- İlk 18 ay içinde şirketin yönetim ve oy yapısı değişecek mi?
- Kurucuya bağlı kalmadan karar alabilen bir yönetim yapısı gerçekten kurulacak mı?
- Kurucunun görevleri şirket büyüdükçe hâlâ specialty occupation niteliğini koruyacak mı?
- Bir sonraki uzatma için ücret, payroll, LCA, görev ve çalışma yeri kayıtları nasıl tutulacak?
- Şirket yatırım alır, yeni ortaklar kabul eder veya cap table değişirse kontrol analizi yeniden yapılacak mı?
Bu soruların yanıtı başvurunun sonucunu önceden garanti etmez. Ancak kısa onay dönemini, şirketin gerçek operasyonlarını ve sonraki uzatma stratejisini birlikte planlamaya yardımcı olur.
- Kurucu hissedar olsa bile LCA ve ücret yükümlülükleri devam eder
Kurucunun şirket sahibi olması, H-1B işveren yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Dilekçe veren şirket, pozisyon için Department of Labor onaylı bir Labor Condition Application (LCA) sunmalı ve ücret ile çalışma koşullarına ilişkin yükümlülüklerini sürdürmelidir.
Başlıca konular şunlardır:
- geçerli ücret veya benzer çalışanlara ödenen gerçek ücret standardının doğru uygulanması,
- ücretin fiilen ve zamanında ödenmesi,
- çalışma koşullarının benzer çalışanlardan daha kötü olmaması,
- LCA bildirimlerinin yapılması,
- public access file ve destekleyici payroll kayıtlarının tutulması,
- yeni veya değişen çalışma yeri için gerektiğinde LCA ve amended petition analizinin yapılması.
Özellikle “kurucu olduğu için ilk aylarda maaş almayabilir” yaklaşımı risklidir. Startup’ın nakit akışı zor olabilir; fakat H-1B ücret yükümlülüğü ile şirketin finansal tercihi aynı şey değildir. Ücretin ne zaman, hangi kaynaktan ve hangi belgelerle ödendiği baştan planlanmalıdır.
Ayrıca şirketin uzaktan çalışma politikasında veya ofis adresinde değişiklik olması da önemlidir. Matter of Simeio Solutions kararı, ilgili coğrafi çalışma alanı değiştiğinde yeni LCA ve amended veya yeni H-1B dilekçesi gerektirebilecek bir çerçeve sunar. Her remote-work değişikliği otomatik olarak aynı sonucu doğurmaz; ancak kurucu dosyalarında çalışma yeri, görev ve şirket yapısı değişiklikleri birlikte değerlendirilmelidir.
- Kontrol ve gerçek istihdam ilişkisini hangi belgeler gösterebilir?
Belge listesi her dosyada aynı değildir. Bununla birlikte aşağıdaki kayıtlar, şirket yapısı ile H-1B pozisyonunun tutarlılığını açıklamaya yardımcı olabilir:
- güncel cap table ve hisse/oy hakkı kayıtları,
- certificate of incorporation, bylaws veya operating agreement,
- yönetim kurulu kararları ve toplantı kayıtları,
- kurucunun işe alımını, ücretini ve görevlerini düzenleyen employment agreement,
- ayrıntılı görev tanımı ve haftalık görev/zaman dağılımı,
- organizasyon şeması ve kurucuyu denetleyen kişilerin rolleri,
- LCA, ücret hesaplamaları, payroll ve public access file kayıtları,
- şirketin ürün, müşteri, yatırım, gelir ve işe alım planını gösteren ticari kayıtlar,
- ofis, remote-work ve çalışma yeri belgeleri.
Buradaki amaç yüzlerce belge toplamak değildir. Amaç, başvuruda anlatılan işveren ilişkisini gerçek şirket uygulamasıyla desteklemektir. Belgeler arasında çelişki varsa — örneğin dilekçede kurucunun teknik uzman olarak çalışacağı yazarken web sitesinde tüm zamanını satışa ayırdığı belirtiliyorsa — sorun yalnızca eksik evrak meselesi olmayabilir.
- Başvuru öncesi founder-beneficiary kontrol listesi
Başvuru veya uzatma öncesinde şu kısa kontrol yapılabilir:
- Kurucunun sahiplik ve oy hakkı oranını güncel cap table ile doğrulayın.
- Şirketin kurucuyu işe alma, ücretlendirme, denetleme ve gerektiğinde görevden alma yetkisini hangi gerçek mekanizmayla kullandığını yazılı olarak açıklayın.
- Specialty-occupation görevlerinin çalışma zamanında çoğunluğu oluşturduğunu görev tanımı ve operasyon kayıtlarıyla gösterin.
- Güncel Form I-129, LCA, ücret, bildirim ve public access file gerekliliklerini kontrol edin.
- İlk onay ve ilk uzatma için 18 aylık planı dikkate alın.
- Cap table, oy hakkı, görev, maaş, ofis veya remote-work değişikliğinden önce amended petition ihtimalini değerlendirin.
- Şirketler hukuku ve göçmenlik analizlerinin aynı profesyonel stratejide birleştirilmesi gereken noktaları belirleyin.
Sonuç
H-1B founder-beneficiary dosyalarının güçlü veya zayıf olması, çoğunluk hissenin tek başına varlığıyla belirlenmez. Daha önemli olan, şirketin gerçek bir işveren olarak faaliyet gösterebilmesi, kurucunun uzmanlık mesleği görevlerinin çoğunu yerine getirmesi, LCA ve ücret yükümlülüklerinin eksiksiz yürütülmesi ve şirket belgelerinin fiilî kontrol ilişkisini doğru yansıtmasıdır.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık değildir. H-1B uygunluğu; şirketin eyaleti, cap table, görevler, ücret, çalışma yeri, önceki göçmenlik geçmişi ve güncel formlar dahil olmak üzere dosyanın bütününe göre değerlendirilir. Bir şirket yapısının veya belge setinin H-1B onayını garanti ettiği söylenemez. Güncel düzenlemeler, form talimatları ve çalışma yeri değişiklikleri için başvuru öncesinde nitelikli bir ABD göçmenlik avukatıyla dosyanıza özel inceleme yapmanız gerekir.
Kaynaklar ve son gözden geçirme
Bu makale 29 Ekim 2026 tarihinde aşağıdaki birincil veya resmi kaynaklar kontrol edilerek hazırlanmıştır:
- DHS H-1B modernizasyon düzenlemesi ve Federal Register metni
- 8 C.F.R. § 214.2 — H-1B ve diğer nonimmigrant kuralları
- USCIS: Entrepreneur Employment Pathways
- USCIS: H-1B Specialty Occupations
- USCIS Form I-129 Instructions, 09/09/2026 edition
- Matter of Simeio Solutions, LLC, 26 I&N Dec. 542
- U.S. Department of Labor: Prevailing Wage Information
- U.S. Department of Labor: H-1B notification requirements
- Google Search Central: Creating Helpful, Reliable, People-First Content
Bu kaynak bağlantıları bilgi amaçlıdır. Resmi kurumların formları, ücretleri, filing adresleri ve uygulama talimatları değişebileceğinden, yayın sonrası güncellemeler ayrıca izlenmelidir.
Bilgilendirme notu
Bu sayfa yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz ve somut durumunuza özgü değerlendirmenin yerine geçmez.